Bugünlerde bizim evde oldukça telaşlı günler, hayatının ilklerini yaşayan heyecanlı minikler var. Sanırım bir de onlardan çok daha fazla heyecanlı, stresli bir anne var. Denizim 1. sınıfa başlıyor, Borişimse bu sene tam günlü kreş günlerine adım atıyor.
Onlarla birlikte bende geçmişe gidip kendi ilklerimi hatırlıyorum sıklıkla. İlk kreşe gittiğimde 4 yaşlarındaydım ve gerçekten kendimi çok mutsuz ve çaresiz hissettiğimi hatırlıyorum. O kadar ki sırf o gittiğim okul ortamı nedeniyle yıllarca mercimek çorbası içmemişimdir. Okulda tek hatırladığım aşçı teyzenin eteğine yapışıp bir an önce günün bitmesini beklemek ve sürkli bir mercimek çorbası kokusu.
Ama gördüğüm kadarıyla oğluşlarım bu okul olayına benim kadar travmatik yaklaşmıyorlar, umarım gerçekten de öyledir, hissettikleri bana yansıttıkları ile aynıdır.
Kreş konusuna daha önceden (3 sene önce) Denizle alışmış olduğum için şimdi daha çok beni 1. sınıf telaşlandırıyor açıkçası. Umarım bıdıklarım beni ve kendilerini bu çok uzun sürecek okul serüveninde çok yormaz ve hırpalanmazlar.